YDS’de Süre Yönetimi

Giriş
Klasik ve Çoktan Seçmeli Sınavlar Arasındaki Farklar
YDS’de Süre Yönetimi Nasıl Başarılır?
YDS’de Soru Türleri ve Her Soru Türü İçin Ayrılması Önerilen Süre
YDS’de Süre Yönetimini Olumsuz Etkileyebilecek Faktörler ve Çözüm Önerileri
Sonsöz

 

Giriş

İlk kez 7 Nisan 2013 Pazar günü yapılan YDS sınavında, adaylara 80 soru için 2.30 saat (150 dakika) süre verilmiştir. YDS’de, ÜDS ve KPDS’ye benzer şekilde 80 soru sorulduğuna göre, sınav süresinin de, yine ÜDS ve KPDS’ye benzer şekilde 3 saat (180 dakika) olması beklenirdi. Bu beklentinin gerçekleşmemesi, 7 Nisan’da sınava giren çok sayıda adayın süre ile ilgili hesaplarını altüst etmiştir. 150 dakika içinde soruların hepsini cevaplayabilen aday sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Ne yazık ki, bu haksız görünen durumu değiştirebilmek için –en azından şimdilik– yapılabilecek fazla bir şey yok. Kendimizi 150 dakika ve 80 soruya göre hazırlamalı ve ilk bakışta haksızlık gibi görünen bu durumu, bir şekilde lehimize çevirmeye çalışmalıyız.

Aslında 80 soru için 3 saatlik sürenin gereğinden fazla olduğu ve adaylara fayda yerine zarar getirdiği görüşünü, bizler sitemizde yıllardır savunmaktayız. Şöyle ki, ortalama bir YDS adayı, kendisine yeterli süre verilirse, her soruyu cevaplayabileceği kanısını taşır. Bu nedenle ayrım yapmadan her soru ile uğraşır, hatta “ölümüne boğuşur”. Oysaki her soru belli bir birikim ve beceri ister. Soru çözmek için şart olan bu iki unsurun yetersiz kaldığı noktada, aday, fazlaca zaman harcayarak (her soru için ayrılabilecek ortalama süreyi arttırarak) sonuca ulaşabileceğini zanneder. Tahmin edileceği gibi, sonuca ulaşamasa da, aday bu zahmetleriyle hızla sınavın sonuna ulaşır. Çünkü çoktan seçmeli sınavlar bilgi ve becerinin belli bir sürede cevaba dönüşmesini şart koşar. İşte bu nedenledir ki, çoktan seçmeli sınavlarda ‘Geç gelen cevap, cevap değildir!

YDS’de Süre Yönetimi dosyasını, işte bu önemli konuya bir nebze olsun ışık tutabilmek amacıyla hazırladık. Dosyayı hazırlarken daha önce sitemizde yayınladığımız benzer çalışmalardan çokça yararlandık. Çünkü süre yönetimi geçmişte ÜDS/KPDS sınavlarının da olmazsa olmazıydı ve halledilmesi gereken ciddi bir sorundu. Öyle anlaşılıyor ki, bu konuda gelen (YDS) gideni (ÜDS/KPDS) aratmayacak.

Klasik ve Çoktan Seçmeli Sınavlar Arasındaki Farklar

Klasik sistem yazılı bir sınavda ne biliyorsanız onu yazarsınız. Doğruluğundan emin olmadığınız bilgileri sınav kâğıdınıza aktarmamaya özen gösterirsiniz. Doğru bildiğiniz kimi yanlışları ise, önünüzdeki kâğıda aktarırken duraksamazsınız. Duraksamazsınız çünkü siz onları öyle öğrenmişsinizdir. Sonuç olarak, yanlış bilgilerinizden ötürü vakit kaybı yaşamadan sınavı tamamlar, kâğıdınızı teslim edersiniz.

Çoktan seçmeli bir sınavda ise, yanlış bilgiler, doğru bilginin içinden çekilip alınmış dekorasyon malzemeleriyle süslenir. Bu iş öylesine ustalıkla yapılır ki, yanlış cevapları doğrudan ayırt etmek bazen adeta imkânsız hale gelir. Bu, tıpkı emniyette bir zanlıyı teşhis etmesi istenen tanığın; saç, bıyık, giyim vs. özellikleriyle zanlıya çok benzeyen kişileri birbirinden ayırt edememesi gibi bir durumdur. Bu nedenledir ki, klasik sistem bir sınavda belki de hiç dikkat çekmeyecek ufacık boşluklar (bilgi/beceri eksiklikleri), çoktan seçmeli bir sınavda hemen yakalanır.

Bu sorunun çözülmesini istiyorsanız, yaptığınız testlerde sadece doğru cevapları bulmaya odaklanmayınız; yanlış cevapların neden yanlış olduklarını da anlamaya çalışınız. Çünkü herhangi bir soruya ait yanlış seçenekler, başka bir soruda karşınıza doğru cevap olarak çıkacaktır.

Çoktan seçmeli bir sınavda, aday bazen çetrefil bir soruyu çözmek için gereken bilgi ve beceriye sahip olmadığını fark edemez ya da bunu kabul etmek istemez. Böylece, galibi önceden belli olan acımasız bir boks maçı başlar. Soru, adayın midesine ve karaciğerine sağlı sollu çalışmaya başlar. Bir-iki raunt sonra nefesi kesilen aday, rakibinin kendi sıkletinden olmadığını anlar. Aslında aday, bu maçtan sonra karşısına çıkacağı rakipleri (soruları) düşünerek bir an önce havlu atması gerektiğini de bilir. Ama bunu bir türlü gururuna yediremez; bu kadar uğraştıktan (sopa yedikten) sonra havlu atmak (başka soruya geçmek) yiğitliğe leke sürdürmek olacaktır! Sonuçta şerefli bir mağlubiyet alınır!

YDS’de Süre Yönetimi Nasıl Başarılır?

Sınavda hedefiniz şerefli bir mağlubiyet almak değilse, YDS’de iki tür soru ile karşılaşacağınızı kayıtsız ve şartsız kabul ederek işe başlayabilirsiniz:

1. Yapabileceğiniz sorular.
2. Ne yaparsanız yapın “yapamayacağınız sorular”.

Eğer bu konuda anlaştıysak, sırada kabul etmeniz gereken ikinci bir gerçek daha vardır: 80 sorunun 80 tanesine de cevap vermeye çalışarak 52 hedefini tutturamazsınız (100 üzerinden 65 puanı hedefleyen bir adayın durumu örnek olarak alınmıştır. 100 üzerinden 55 puanı hedefleyen bir aday iseniz, verilen rakamları kendinize göre değiştirebilirsiniz.). O halde, bazı soruları feda edeceksiniz (20-28 soru). Ve bu işi zarar büyümeden yapacaksınız. İşte biz, buna ‘sınav stratejisi’ ya da sınav terbiyesi diyoruz. Bir sınav stratejiniz olsun istiyorsanız, yaptığınız her tür test çalışmasında, belli bir gidiş yolunu sabırla ve inatla izlemeye gayret göstermelisiniz:

a) Örneğin, 10 soruluk bir gramer testi çözeceğinizi varsayalım. Bu testi çözerken aşağıdaki koşulları sağlamalısınız:

1) Süreniz 10 dakika ile sınırlıdır.
2) Bir soruyu en çok iki kez okuyup değerlendirebilirsiniz.
3) Cevabından emin olmadığınız sorularda gelişigüzel işaretleme yapamazsınız. (Bu türden boş bırakılmış soruların nasıl işaretleneceği, sitemizin Sınav Stratejisi dosyasında açıklanmıştır.)
4) Süre bittiğinde kaleminizi bırakmalısınız.

Bölümden çıkartılacak anafikir: Yukarıda örnek olarak verilen alıştırmadaki başarı oranınız, 10 dakikalık süre sonunda elde ettiğiniz doğru cevap sayısı kadardır. Süre bittiğinde kalan sorular içinde çok iyi bildiğiniz, kolaylıkla çözebileceğiniz gramer yapıları vs. olması başarı oranınızı değiştirmez. Bu durum ancak sizi teselli etmek için vesile olabilir.

b) Örneğin, bir YDS deneme sınavı uygulayacağınızı varsayalım. Süreniz 150 dakika değildir. Çünkü 150 dakikalık süre 100 üzerinden 90-100 puan alabilecek adaylar düşünülerek hesaplanmıştır. 100 üzerinden 65’i hedefleyen bir aday için ideal süre 150×0.65 = 97,5 dakikadır. Ancak yapılamayacak soruları saptamak için harcanması kaçınılmaz olan bir ek süre vardır. Bunu da hesaba katınca, toplam cevaplama süresi pratikte 130 dakikaya kadar çıkabilir. Soruları değerlendirirken 130 dakikalık sınırı aşan ve 65 puanı hedeflemiş bir adaya, kullandığı ek süre zarar olarak geri dönecektir. (Bir önceki bölümde anlatılan boks maçı’nı hatırlayınız.)

c) Yine bir YDS deneme sınavı uygulayacağınızı varsayalım. Bölümler için kendinize göre süre ayırmamalısınız (örneğin, gramer + kelime bölümü (yaklaşık 35 soru) için 60 dakika; çeviri bölümü (yaklaşık 6 soru) için 15 dakika). Sınavdaki her bölüm için dikkatle hesaplanmış bir toplam cevaplama süresi vardır (Bkz. aşağıda YDS Soru Türleri ve Her Soru Türü İçin Ayrılması Önerilen Süre). Bir gramer konusunu anlamak için ne kadar gayret gösteriyor ve kendinizi zorluyorsanız, soru türlerine ayrılan sürelere uymak için de en az o kadar gayret gösteriniz ve kendinizi zorlayınız. Çünkü alt türlerde süre şaşarsa, toplamda hedefi tutturmak mümkün olmayacaktır.

YDS’de Soru Türleri ve Her Soru Türü İçin Ayrılması Önerilen Süre

7 Nisan 2013’te yapılan ilk YDS’nin soruları yayınlanmış ve her bir soru türünden aşağıdaki tabloda belirtilen sayıda soru sorulmuştur. Soruları yayınlanmayan 1 Eylül 2013 YDS sınavında, soru türleri ve sayılarında herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. Geçmiş ÜDS/KPDS sınavlarının tıpatıp benzeri olan bu soru türleri ile ilgili bireysel çalışma yaparken aşağıdaki süreleri esas almanızı öneririz.

Tablo 1: YDS’de Soru Türleri ve Her Soru Türü İçin Ayrılması Gereken Süre

sureyntm

Tabloyu büyütmek ve çıktısını almak için tıklayınız.

*2.30 saatlik süre boyunca sürekli soru çözmek ortalama bir insanı yorar. Bir noktadan sonra sorular gözünüzün önünde bir film şeridi gibi akmaya başlar ve artık okuduğunuzu anlamadığınızı, yorumlayamadığınızı  fark edersiniz. Bu sıkıntılı duruma düşmemek için, sınavın son bir saatlik dilimine girerken (ya da yorgunluk durumunuza göre daha önce) mutlaka 5 dakika ara veriniz ve en azından gözlerinizi dinlendiriniz.

**Sınavın son 20 dakikalık bölümünde, boş bırakılan soruların hangi seçeneğe göre işaretlenmesi gerektiği, sitemizin Sınav Stratejisi dosyasında ayrıntılı olarak açıklanmıştır

YDS’de Süre Yönetimini Olumsuz Etkileyebilecek Faktörler ve Çözüm Önerileri

Çoktan seçmeli bir soru genellikle 3 tür seçenekten oluşur:

1 Kolaylıkla elenebilen uzak çeldiriciler (en az 2, en çok 3 adet).
2 Elenmesi nispeten zor olan yakın çeldirici seçenek ya da seçenekler (en az 1, en çok 2 adet).
3 Doğru cevap seçeneği.

Eğer ilk kez okuyup değerlendirdiğinizde, herhangi bir sorudaki seçenek sayısını ikiye düşüremiyorsanız, bunu ciddi bir tehlike işareti olarak görmelisiniz. Eğer ikinci değerlendirmenizde soru iki ya da üç seçenekte hâlâ direniyor ve zayıf yanını size göstermiyorsa, bu, ‘Benimle uğraşma yoksa gençliğine yazık olur!’ uyarısıdır. Bu uyarıyı dikkate alınız. Çünkü soruların dili yoktur ve uyarı işaretini ancak bu şekilde verebilirler. Çoktan seçmeli sınav deneyimi olan her aday, bazı sorularda bu tür uyarılar aldığını hatırlayacaktır.

Her sınav salonunda dikkatinizin dağılmasına neden olabilecek bazı durumlarla karşılaşabilirsiniz. Gözetmenlerin aralarında konuşmaları ya da sınav salonunda sıkça dolaşmaları, yakınınızdaki herhangi bir adayın farkında olmadan soruları fısıldayarak okuması ya da ritmik bir şekilde ayağını yere vurması (ya da sallaması) sizi rahatsız edebilir. Bu durumu sınav gözetmenine gecikmeden bildirip önlenmesi için ricada bulunabilirsiniz. Ancak ricanız tam olarak yerine getirilmeyebilir ve sizin de gerginliğiniz artabilir. Tam bu noktada, daha çok gerginleşmek yerine, o esnada cevaplamaya çalıştığınız zor bir sorunun, dış etkenlere karşı savunmanızı zayıflatmış olabileceğini düşününüz. Ortalama bir aday düzeyinin üzerindeki bir soru ile uğraşıyorsa, direncinin düşmesi ve tahammül sınırlarının zorlanması beklenen bir sonuçtur. Sınav esnasında bu türden bir gerginlik yaşarsanız, bunu bir uyarı olarak kabul ediniz ve süre yönetiminin önemini hatırlayarak size rahatsızlık veren durumla çok fazla meşgul olmadan yolunuza devam ediniz (diğer sorulara geçiniz).

Bir doğal afet sonrasında hekim olarak göreve çağrıldığınızı ve acilen müdahale etmediğiniz takdirde, sorumluluğu size verilmiş olan 80 kazazededen (hastadan) birçoğunun hayatını kaybedebileceği bir durumla karşılaştığınızı varsayalım. Gerçekçi olunuz; böyle bir durumda gelişigüzel bir sıra takip ederek 80 hastanın hepsini tek tek tedavi edemez, hayata döndüremezsiniz. Vaktinizi ve elinizdeki imkânları akılcı bir şekilde kullanmalı ve mümkün olan en kısa sürede en çok sayıda hastayı geri kazanmaya çalışmalısınız. Bunu başarmak için, sahip olduğunuz tecrübe ve yaptığınız fiziki muayene sonucu tedaviye cevap vermeyeceğini anladığınız hastaları feda etmeli ve ağırlığınızı, nispeten basit girişimlerle kurtarılabilecek olanlara vermelisiniz. Durumu kritik birkaç hastanın, belki de 15-20 hastaya ayrılabilecek süreyi ve kaynağı tüketebileceğini, buna rağmen kurtarılamayabileceğini unutmamalısınız.

Benzer şekilde, YDS’de 80 sorunun hepsini doğru cevaplamanızın mümkün olmadığını ve düzeyinize göre değişmek üzere bu sorulardan bazılarını feda etmeniz gerekeceğini unutmamalısınız. Elinizdeki süreyi ve bilgiyi önce soruların ayıklanması için kullanmalı ve vakit kaybettireceğini hissettiğiniz sorulardan hızla uzaklaşmalısınız. Çünkü YDS sadece İngilizce bilginizi değil, kriz yönetme becerinizi de sınayacaktır. Kriz yönetmeyi, karşınıza çıkacak her sorunu çözmek olarak algılamayınız. Marifet en kısa sürede ve en az kaynağı kullanarak, en çok sayıda sorun çözebilmektir. O halde çözebileceğiniz sorunlara ulaşabilmek için, arada engel oluşturan çözemeyeceğiniz / çözemediğiniz sorunları elinizin tersiyle itmelisiniz. Bunu bir kişilik sorunu haline getirmemelisiniz.

Bazı adaylar, özellikle de sınava iyi hazırlanmış olanlar, edindikleri bilgilerin (kaynakların) her ahval ve şeraitte yanlarında olacağını, bu bilgilerin kendilerini asla terk etmeyeceğini zanneder. Ancak gerçekler farklıdır ve bazen zor oyunu bozabilir. Örneğin, gereksiz yere üzerinde uğraştığınız soru sayısı arttıkça önüne geçilemez bir telaş ve yorgunluk hali baş gösterir. Bu noktada artık kolayca cevaplanabilecek sorular dahi vaktinizi almaya, size direnmeye başlar. Şüphesiz, dağarcığınızdaki bilgiler hepten unutulmamış, zihninizden uçup gitmemiştir. Fakat içine düştüğünüz sıkıntılı durum bu bilgileri hatırlamanızı engelliyordur. Süre yönetimi işte bu nedenle bir kez daha önem kazanır! Eğer YDS sınavının herhangi bir anında, bildiklerinizi zorlanmadan hatırlamak ve çözmeye çalıştığınız soruda, belki de yılların zahmetiyle bir araya getirdiğiniz bu bilgileri kullanmak istiyorsanız, lütfen uyarımıza kulak veriniz ve cevabı sizde olmayan sorularla boğuşmayınız. Aksi takdirde yorulur ve süre daraldıkça telaşa kapılıp otokontrolünüzü kaydedersiniz. Bu koşullar altında yapacağınız değerlendirmeler ve alacağınız kararlar ise güvenilir değil, ancak şaibeli olur.

Bu durum bazen öylesine ciddi kayıplara yol açabilir ki, sınav sonucu beklentilerinizin çok altında kalır ve yaptığınız bütün hazırlık çalışmalarının boşa gittiğini düşünürsünüz. Aslında hiçbir çalışmanız boşa gitmemiş, ancak siz stres altında olduğunuz için bu çalışmalardan edindiğiniz birikimden doğru düzgün yararlanamamışsınızdır.

Sonsöz

Sürenin iyi yönetilmesi bir adaya, bilmediği konularda puan kazandırmaz. Ancak bildiği konularda puan kaybetmesini önler. Bu da, ‘tek soruyla adam bırakılan’ bir sınavda önemli bir avantajdır. Zamanını akılcı bir şekilde kullanan ve telaşa kapılmayan bir aday, kendisiyle eşit bilgiye sahip ama süre yönetiminden habersiz bir başka adaya göre her zaman önde olacaktır.

Eğer YDS’yi başarmak sizin için önem taşıyor ve bu sınavda, çabalarınızın karşılığı olduğunu düşündüğünüz belli bir puan hedefine ulaşmak istiyorsanız, seçici davranınız ve ‘elektrik alamadığınız’ sorulardan uzak durunuz. Ne kadar geniş kapsamlı olsa da, sadece gramer ve kelime bilgisiyle YDS’nin başarılamayabileceğini akılda tutunuz. Bilgilerinize, sınavda ihtiyaç duyduğunuz her an rahatça ulaşabilmek için normal kapasitenizi kullanınız ve yorgun düşmemeye özen gösteriniz.

bademci.com çalışanları olarak, 27 Mart 2016 Pazar günü sınava girecek bütün YDS adaylarına şimdiden başarılar dileriz.

 

www.bademci.com