Hangi YDS Kursu?

Giriş

YDS Kursunun Amacı, Hedef Kitlesi ve Görevleri

YDS Eğitmeninden Beklenenler

YDS Adayından Beklenenler

Sonsöz


 

Giriş

Ünlü İngiliz yazar Charles Dickens, Great Expectations adlı romanına şu sözlerle başlamış: “Bir insanın umutları/beklentileri ne kadar büyükse, yaşayacağı hayal kırıklığı da o kadar büyük olur.” Gerçekten de beklenti ve hayal kırıklığı arasında doğrusal bir orantı vardır.

Herhangi bir sınav sürecini ve bu sürecin öznesi (kurbanı!) durumundaki bir adayı örnek olarak alalım. Aday; sınav hazırlığına genellikle, ‘Çalışırsam geçerim’ önermesiyle başlar. Hazırlık için ayırdığı süre, bilgi birikimi ve kendine olan güveni arttıkça, adayın yeni bir önermede bulunma hakkı doğar: ‘Çalıştım, o halde bu sınavı başarmalıyım.’ Ancak her sınavın kendine özgü koşulları vardır ve hazırlık aşamasında bu koşullar yeterince dikkate alınmamışsa, çalışma karşılıksız (ödülsüz) kalabilir. Başka bir deyişle, adayın sınav için yaptığı hazırlık ile “o sınavın aday için yaptığı hazırlık” tam anlamıyla örtüşmemiş/çakışmamış olabilir. Bu türden beklenmedik bir sonuçla karşı karşıya kalan aday, sınav için ayırdığı süre ve çektiği zahmetlerle doğru orantılı bir hayal kırıklığı yaşar. Eğitimi süresince yüksek notlar almaya alışmış, başarısızlık kelimesine yabancı bir öğrenci (genellikle bir akademisyen) için bu, ciddi bir durumdur. Başarısızlığın ikinci, üçüncü kezdir yaşanıyor olması ise, durumun ciddiyetini daha da ağırlaştıran bir diğer faktördür.

YDS’nin yakın akrabaları olan ÜDS ve KPDS, işte tam da yukarıda açıklamaya çalıştığımız türden, sabıka kaydı geniş sınavlardı. Çoktan seçmeli bu iki yabancı dil baraj sınavının, beklentileri karşılama oranı* hayli düşük kaldı ve her ikisi de, yaklaşık 30** yıllık geçmişlerinde on binlerce adaya ter döktürdü. Bu esnada, başka alanlarda önemli çalışmalar için ayrılabilecek değerli vakitler yitirildi; başarısı geciken bazı adaylarda ise, sınavlar ciddi gerginliklere ve çöküntülere neden oldu. O halde, ÖSYM Başkanlığı tarafından ÜDS ve KPDS’ye benzer olacağı açıklanan YDS’nin de, birçok adayın canını yakacağı ve birçok planın ertelenmesine yol açacağını söyleyebiliriz.

Eğer YDS hazırlığına başlamak üzere olan bir adaysanız, yukarıda sadece bazılarını sayabildiğimiz pek çok nedenden ötürü, adımlarınızı dikkatle atmanız gerekir. Sınava bir rehber eşliğinde hazırlanmayı düşünüyorsanız, hiç kuşku yok ki YDS kursu seçimi sizi zorlayan en önemli kararlardan biri olacaktır. Aslında en iyi şekilde planlanmış bir YDS kursu dahi, sizin bütün eksiklerinizi gideremeyebilir. Ancak bu eksiklerinizi sizden daha çabuk fark edebilir (erken teşhis) ve uygun kaynak önerileriyle, size pratik çözüm yolları gösterebilir (doğru tedavi). Bu da önemli bir rehberlik hizmetidir ve sizin, hatalı bir çalışma yöntemi izleyerek hedeften uzaklaşmanızı engeller.

Hangi YDS Kursu dosyasını işte bu nedenle hazırladık ve YDS kursu seçiminde, eğitmenlerin ve adayların dikkate almaları gereken kriterleri sabırla açıklamaya çalıştık. Sorularınız, görüşleriniz ve önerileriniz için sitemizdeki İletişim Kutusunu kullanabilir ya da info@bademci.com adresine mail gönderebilirsiniz.

*ÜDS ve KPDS’de 65 puan barajını 100 adaydan ortalama 15’i geçebilmekteydi. Bu oran, 7 Nisan ve 1 Eylül 2013 tarihlerinde gerçekleştirilen YDS sınavlarında daha da düşmüştür.
**İlk kez 2000 yılı Aralık ayında gerçekleştirilen ÜDS’nin, görece yeni bir sınav olduğu düşünülebilir. Ancak gerek ÜDS gerekse KPDS 80 ve 90’lı yıllarda ÖSYM tarafından yapılmakta olan Doçentlik Merkezi Yabancı Dil Baraj Sınavının devamı niteliğindeydi.

YDS Kursunun Amacı, Hedef Kitlesi ve Görevleri

YDS kurslarının çok basit ve anlaşılır bir amacı vardır: öğrencilerinin YDS’yi başarmasını sağlamak. Her YDS adayının rüyası ise, bu amacın kendi Sınav Sonuç Belgesinde gerçekleştiğini görmektir. Böylece bir YDS kursu ve adayı -genellikle bir çöpçatan vasıtasıyla- tanışır. Amaçlar bir olduğu için elektriklenme de çabuk gerçekleşir. Taraflar geleceğe ait umut dolu planlarını birbirlerine anlatırken, ne kadar da çok ortak noktaları olduğunu fark etmeye başlar. Bu bir ilk buluşmadır ve taraflar birbirlerine duymak istedikleri şeyleri söylerler. Kısa zamanda nikâh masasına oturulur ve mutlu bir evliliğe ilk adım atılır. Sorunsuz geçen bir balayından (cicim aylarından) sonra, genellikle iki farklı durumla karşılaşılır:

1- YDS kursu ve adayı, sorumluluklarını karşılıklı olarak yerine getirir ve birlikteliklerini başarılı bir sınav sonuç belgesi ile taçlandırırlar.

2- Ya da mutlu giden bu evlilikte, sınav günü yaklaştıkça gerginlikler yaşanmaya ve yüzler asılmaya başlar. YDS adayı -deneme sınavı sonuçlarına bakarak- beklentilerinin karşılanmadığını dile getirirken, YDS kursu, adayın yeterince gayret göstermediğini iddia eder.

Hiç kuşku yok ki ideal olan, YDS kursu ve adayının birinci maddede belirtildiği üzere ortak bir başarıya imza atmalarıdır. Geçmişten bugüne YDS kurslarının rehberliğinde bu barajı aşmış çok sayıda akademisyenin varlığı, ideale yaklaşıldığını gösteren önemli bir kanıttır. Ancak arzu edilmemesine rağmen, ikinci maddede anlatılanlara benzer nedenlerle, bir YDS kursu ve adayı arasında zaman zaman sorunlar yaşanabilir. Bu sorunların en aza indirilebilmesi için, YDS kursunun amacı (sınırları) açıkça belirtilmeli ve karşılanamayacak beklentiler konusunda adaylar uyarılmalıdır.

Bu giriş açıklamasından sonra, dilerseniz şimdi de bir YDS kursunun amacı, hedef kitlesi ve görevlerini maddeler halinde sıralamaya çalışalım:

♦Bir YDS kursunun temel amacı İngilizce öğretmek değil, öğrencilerinin YDS’yi başarmalarına yardımcı olmaktır. YDS kurslarının program süreleri oldukça kısadır ve hiçbir kurs bu kısa sürede baştan sona İngilizceyi öğretemez.

♦Bir YDS kursunun hedef kitlesi orta düzey İngilizce bilgisine sahip akademisyenlerdir. İngilizcede başlangıç düzeyindeki bir adayın önceliği, YDS değil temel İngilizce çalışması olmalıdır.

♦Bazı öğrencilerin talepleri sınırsız, YDS kurslarının süreleri ise sınırlıdır. Bu nedenle YDS programının kapsamı baştan açıkça ortaya konmalı ve ‘güzergâh dışına çıkılmamalıdır.’ Bazen birkaç öğrencinin isteği doğrultusunda spesifik bir gramer konusu (örneğin indirgeme/reduction bahsi) ele alınır ve bu konu üzerinde saatlerce ders anlatılır. Çalışma tamamlandığında öğrenciler o gramer konusu hakkında kabaca bir fikir edinmiş olur, ancak ilgili soruları yine cevaplayamaz. Çünkü indirgeme bahsi ortalama bir YDS adayının düzeyini aşan bir konudur.

♦YDS kursu, varlık nedeni olan sınavı öğrencilerine en iyi şekilde tanıtmalı ve sınavın kendilerinden ne beklediğini sabırla anlatmalıdır.
Örneğin kuru kuruya binlerce kelime ezberlemek sınavın başarılmasını garanti etmeyebilir. Çünkü YDS bu kelimelerden birçoğunu önemsemez; önemsediklerinin ise sadece anlamlarıyla yetinmez. Adayın bu kelimeleri kullanma becerisine sahip olup olmadığını da mutlaka test eder.

♦Bir YDS kursu, çoktan seçmeli sınavların ortak özellikleri konusunda öğrencilerini bilgilendirmeli ve bilinçlendirmelidir.
Bu özellikleri bilmeyen adaylar, sınavlarda ustaca hazırlanmış tuzaklara düşebilir ve ciddi vakit ve puan kayıpları yaşayabilirler. Örneğin her çoktan seçmeli sınavın içine, ileri düzeyde adayları sınayan, değişen oranlarda sıralama sorusu serpiştirilir. Ortalama bir adayın bu tür sorulardan puan çıkartması ham bir hayaldir. Puan çıkartamayacağı bir soruyla boğuşmakta olan bir aday ise tuzağa düşmüş demektir. YDS kursu, bu durumun 80 soruluk YDS sınavında yaklaşık 15-20 kez tekrarlanabileceğini dikkate almalı ve öğrencilerini buna göre yönlendirmeli ve eğitmelidir. Yani onlara bir bakış derinliği ve sınav stratejisi kazandırmalıdır.

♦Ortalama bir YDS adayının kurs dışında çalışma imkânı genellikle sınırlıdır. Bu nedenle, YDS kursu birim zaman başına en yüksek verimi sağlayabilecek ders materyalini (çalışma dosyalarını) önceden belirlemeli ve/veya hazırlamalıdır.
Neyi, ne zaman, ne kadar ve hangi yönteme bağlı kalarak çalışması gerektiğini bilmeyen bir aday, vaktini verimsiz kullanabilir ve başarısını –farkında olmadan– geciktirebilir.

YDS Eğitmeninden Beklenenler

Bir YDS kursunun amaç ve görevleri ile bir YDS eğitmeninin amaç ve görevleri birbirini tamamlayan unsurlardır. Bu nedenle bir YDS eğitmeninden beklenenler konusunu, YDS kursunun amaç ve görevlerinin devamı olarak ele alabilir ve iki temel başlık altında inceleyebiliriz:

1. YDS’nin Sınadığı Alanlara Yönelik Eğitim

a) YDS’nin Sınadığı Alanların Saptanması ve Ders Programı Hazırlığı

YDS’nin sınayacağı üç temel alanı (bilgi ve beceriyi), önem derecesine göre sıralayalım: gramer, okuma-anlama ve kelime (phrasal verbs [pv] ve prepositions [prep] dâhil). Bu sıralamada başı çeken iki ağır top, gramer ve okuma-anlama, YDS kurs programının temelini oluşturur. Bir YDS kursunun ya da eğitmeninin başarısı, büyük ölçüde bu iki alanda göstereceği performansa bağlıdır. Eğitmen bu alanlara yönelik ders programını hazırlarken, YDS’nin düzeyi ve tarzına aykırı düşmemeye özen göstermeli ve TOEFL vb. kaynaklar yerine, doğrudan ÜDS-KPDS-LYS-5* kaynaklarını tercih etmelidir.

Kelime ezberlemekten kimse hoşlanmaz. Hatta birçok aday YDS kurslarında kelime çalışmalarına süre ayrılmasına bile tahammül edemez. Ama bir taraftan da, başarı için belli sayıda ve dikkatle seçilmiş bir kelime hazinesine her YDS adayının ihtiyacı vardır; hem de ekmek, su kadar! Eğitmen bu gerçeği dikkate almalı ve fen, sağlık, sosyal ayrımı gözetmeden YDS’nin en çok sınadığı kelimeleri içeren bir listeyi, mümkün olduğunca eğlenceli alıştırmalarla zenginleştirerek ders programına eklemelidir.

Phrasal verbs ve prepositions bahsi birçok adayın ilgisini çeker. Çünkü bu alanları sınayan sorulardan, çok rahat doğru cevap yakalanabileceğine dair yaygın, ama yanlış bir kanaat vardır. Adaylar bu iki konunun YDS kurs programına dâhil edilmesini ister. Ne var ki sitemizde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, pv ve prep konularından puan çıkartmak her babayiğidin harcı değildir. Çünkü bir edatın, diğer kelime çeşitleriyle birlikte oluşturduğu onlarca korelâsyon vardır. Birçok phrasal verb ise, birbiriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan 5-6 farklı anlam taşıyabilir. Bütün bu farklılıkları belli gruplar halinde sınıflandırmak ve bunun için mantıklı bir açıklama getirmek adeta imkânsıza yakındır. Özetle, bu iki alan YDS kurs programına eklenmeden önce, ince bir kâr-zarar hesabı yapılmalıdır.

*LYS-5, üniversite girişte ÖSYM tarafından uygulanan yabancı dil sınavının adıdır.

b) Her Alanın Eğitimi İçin Ayrılacak Sürenin Belirlenmesi

100 saatlik bir YDS kursunda, üç temel alanın eğitimi için aşağıdaki süreler ayrılabilir:

Gramer: 45* saat
Okuma-anlama: 40 saat
Kelime: 15 saat

*Bu sürenin 2-3 saatlik bir bölümü, sınavdaki çeviri sorularının çözüm tekniklerini öğretmek için kullanılabilir.

c) Yararlanılacak Kaynakların ve Eğitimin İçeriğinin Belirlenmesi

Kaynak sayısı arttıkça akıl karışıklığı da artar. Bu nedenle YDS kurslarında kaynaklar fazla çeşitlendirilmemelidir. İhtiyaç duyan (belli konularda bilgi eksiği olan) adaylar için temel bir gramer kitabı önerisi ile yetinilmelidir. YDS grameri, kelime hazinesi ve okuma-anlama konuları esas alınarak eğitmen tarafından hazırlanan çalışma dosyaları, diğer kaynaklara göre adaylara daha faydalı olabilmektedir. Mecbur kalınmadıkça, ders programına ya da bu tür çalışma dosyalarına, YDS’nin sınamadığı gramer vs. konularının dâhil edilmemesi önerilir.

Örnek soru çözümleri için eski ÜDS/KPDS sınavlarından oluşturulmuş YDS soru bankaları yeterlidir. Ancak soru bankalarında, ortalama düzeyin üzerindeki adaylar için hazırlanmış sıralama sorularına ve YDS’de sınanma ihtimali düşük alanlardan çıkabilecek (örneğin, sıfat derecelendirmelerinde pekiştirici kullanımı: far, by far, much vs.) sorulara karşı adaylar uyarılmalıdır.

Bazı adaylar soru bankalarında gördükleri, aslında kendi bilgi düzeylerini aşan (sınavda 80-100 arası puanlar alabilecek mutlu bir azınlığa sorulmuş) kimi zorlu sorular için eğitmenden çözümleme ister, ancak yapılan çözümlemeyi anlamayabilir. Ve kendilerine ya da verilen eğitime olan inançları sarsılabilir. Eğitmen bu tür durumların ortaya çıkmasına müsaade etmemeli; adayları, sınırlarını tanımaya ve bu sınırlar içinde kalmaya özendirmelidir. Özetle, eğitmen YDS kursu verirken çok derli-toplu hareket etmeli ve bazı eski ÜDS/KPDS sınavlarında sınanmış olsa dahi, öğrencilerinin, ağır gramer ve cümle yapıları arasında kaybolmasına izin vermemelidir.

Deneme sınavları YDS kurslarının vazgeçilmezleri arasında yer alır. Kursun süresiyle orantılı olarak; YDS formatına, düzeyine ve sınav salonu koşullarına uygun birkaç deneme sınavının toplu halde yapılması kesinlikle önerilir. Eğitmen, “Biz bu sınavı evde yapsak, onun yerine sınıfta ders işlesek!” türünden taleplere kulaklarını tıkamalıdır. Gerçek sınava en yakın sonuçlar, sınıf ortamında yapılan deneme sınavlarında elde edilir. Böylece aday eksik olduğu alanları görebilme ve telafi edebilme imkânı bulur. Eksiklerin zamanında telafi edilebilmesi için, eğitmen deneme sınavlarını son günlere bırakmamalı ve sınav değerlendirmesini gecikmeden yapmalıdır.

2. Bir Çoktan Seçmeli Sınav Olarak YDS Hazırlık Eğitimi

a) Çalışma Stratejisi Eğitimi

Bir YDS adayı için, iyi bir kelime hazinesi ve gramer bilgisine sahip olmak, ama hak ettiği puanı alamamak çok sıkıntılı bir durumdur. Bunun nedenleri araştırıldığında, plansız-programsız yapılan bir çalışma ile karşılaşılması ihtimali oldukça yüksektir. Gerçekten de, geçmişten bugüne on binlerce ÜDS/KPDS adayının başarısı; neyi, ne kadar ve nasıl çalışacaklarını bilmedikleri için gecikmiştir.

Bazı adaylar bir gramer konusu ile ilgili açıklamaları okuyup örnekleri incelediklerinde, çalışmanın tamamlandığını ve artık o konuyu sınayan YDS sorularını cevaplayabilecek hale geldiklerini düşünür. Oysaki yazılı alıştırmalar ve test usulü sorularla desteklenmeyen bir gramer çalışmasının, YDS’de sonuç vermesi uzak bir ihtimaldir. Bazı adaylar ise, YDS paragraf çalışması yaparken önce bütün yabancı kelimeleri çıkartır ve paragrafı daha sonra incelemeye başlar. Bu esnada paragrafı oluşturan bütün cümleleri anlamaya çalışır ve en nihayet sorulara geçerler. Gerçek sınavda bütün kelimeleri bilmek ve bütün cümle yapılarını anlamak mümkün olmadığına göre, bu yöntemi uygulayan ortalama bir adayın, YDS paragraf sorularında yeterli doğru cevap sayısına ulaşması beklenemez.

Çözüm için ilk adım, işe yarar bir çalışma planının nasıl hazırlanacağını adaylara öğretmek olmalıdır. Ayakları yere basan, uygulanabilir bir YDS çalışma planında*; hangi kaynakların, hangi sıra ve yöntemle ve ne kadar süreyle çalışılması gerektiği açıkça belirtilir. Böyle bir planda soru işaretlerine, vakit kayıplarına ve geri dönüşlere yer yoktur.

Çözüm için ikinci adım, bireysel çalışma planında yer alacak kaynaklarla YDS kursunda kullanılacak ders materyalinin tamamen aynı, eşdeğer ya da en azından benzer olmasını sağlamaktır. Eğitmenin diline ve tarzına (metodolojisine) aykırı düşen kaynakların çalışılması, YDS adayını dersten kopartabilir ve onu kendi başına, bildiği gibi çalışmaya yöneltebilir. Eğitmen bu konuda dikkatli olmalı ve öğrencilerine ek kaynak önerilerinde bulunurken, hazırladığı YDS kurs programını temel almalıdır (bkz. yukarıda 1. YDS’nin Sınadığı Alanlara Yönelik Eğitim a) ve c).

* Bkz. sitemizde verilen YDS Çalışma Planı dosyası.

b) Sınav Stratejisi Eğitimi

YDS 80 soru içermektedir. Her bir soruda 5 seçenek bulunduğuna göre, toplam 400 seçeneğin 320’si yanlış, 80’i ise doğru cevapları oluşturacaktır. Marifet 320 yanlış seçenek arasından olabildiğince çok sayıda eleme yapmak ve doğru cevaplara bu yöntemle ulaşmaya çalışmaktır. Ancak yanlış cevapların, hangi genel kriterler dikkate alınarak hazırlandığını bilmeyen bir aday, birçok soruda takılabilir ve puan ve vakit kayıpları yaşayabilir. Dahası bazı soruların kendi düzeyini aştığını da fark etmeyebilir. Sonuçta, belli bir bilgi birikimi sağlayarak başarabileceğini düşündüğü bir sınavda, aday, yağmur gibi yağan ve birçoğu birbirine benzer yanlış seçeneklerin arasında kaybolup gidebilir.

Sınav Stratejisi Eğitimi işte tam bu noktada devreye girer. YDS eğitmeni, aşağıdaki konularda öğrencilerini bilinçlendirerek, onların sınavı yakından tanımasını ve soruları, işe yarar bir stratejiye bağlı kalarak cevaplamasını sağlar.

i. Soruların Sınıflandırılması

Ortalama bir YDS adayı sınavda iki tür soruyla karşılaşır:

1- Yapabileceği sorular.

2- Ne yaparsa yapsın, yapamayacağı sorular.

Adayın ikinci tür soruları mümkün olan en kısa sürede fark etmesi ve onlardan uzak durması çok önemli bir sınav stratejisidir. Bu stratejiyi öğretmek ise YDS eğitmeninin görevidir. Soruları sınıflandırabilen bir aday, sınavı genellikle rahat koşullarda ve ideal bir sürede bitirir. Bir YDS adayı için, düzeyinin elverdiği en yüksek puana ulaşmak ancak böyle mümkün olabilir. Düzeylerinin üzerindeki sorularla gereksiz yere boğuşan ve bu nedenle yapabilecekleri diğer soruları da kaçıran adaylar, sınavda ardı arkasına başarısız sonuçlar alabilmektedir. Bu hataya düşen çok sayıda adayın varlığı, soruların sınıflandırılması konusundaki görüşümüzü doğrular niteliktedir.

ii. Süre Yönetimi

YDS’deki her bir soru türü için ayrılabilecek ortalama bir süre vardır. Örneğin, 10 adet gramer sorusunun ya da bir metin+4 sorunun ideal cevaplama süresi 10-12 dakikadır. Doğru cevap oranı ne olursa olsun, aday 10 adet gramer sorusu için 30-40 dakika ayırmamalıdır. Benzer şekilde, dört sorunun dördünü de doğru cevaplamış olsa dahi, adayın bir metin için 30 dakika harcama lüksü yoktur.

ÖSYM’nin uyguladığı diğer sınavlarda olduğu gibi, YDS, adayların sadece İngilizce bilgisini değil, soru cevaplama hızını da test edecektir. Bu nedenle süre yönetimi konusunda YDS eğitmeni sorumluluk almalı ve öğrencilerini, “Geciken doğru cevap cevap değildir!” anlayışıyla yetiştirmelidir. Eğitmen, her soru türünün ideal bir cevaplama süresi* olduğunu ve YDS barajını aşmak isteyen bir adayın, deneme sınavları vs. çözerken bu sürelere bağlı kalması gerektiğini sık sık vurgulamalıdır.

*Bkz. sitemizin YDS Nedir dosyası içinde yer alan Tablo 1: YDS’de Soru Türleri ve Her Soru Türü İçin Ayrılması Önerilen Süre ve YDS’de Süre Yönetimi dosyası.

iii. Cevaplama Tekniği

YDS kursunda görev alan eğitmen, öğrencilerinin çok büyük bir çoğunluğunun bütün sorulara cevap vermek isteyeceklerini, ama bunu başaramayacaklarını bilir. Eğitmen, bu gerçeği dikkate alarak öğrencilerini nafile (sonuç getirmeyecek) çabalar konusunda uyarır ve onları, sınavda belli bir tekniğe bağlı kalarak soru cevaplamaya özendirir. Bu, en az gramer ve kelime eğitimi kadar ciddi bir sorumluluktur. YDS’nin özelliklerini iyi tanıyan ve tanıtabilen bir eğitmen, gereksiz yere harcanan süreleri azaltabilir ve ortalama başarıyı arttırabilir. Cevaplama Tekniği alt başlığında kısaca bu konu üzerinde duracağız ve yanlışların doğruları götürmediği çoktan seçmeli bu sınavda, ortalama düzeyi aşan sorular için nasıl bir cevaplama yöntemi geliştirilebileceğini açıklamaya çalışacağız.

Ortalama bir YDS adayı, genellikle sınavda cevabını bulamadığı 3 tür soruyla karşılaşır:

1- Hiçbir seçeneğini eleyemediği sorular.

2- Seçeneklerinin üçünü eleyebildiği, ama kalan iki seçenek arasında sonuca ulaşamadığı sorular.

3- Seçeneklerinin ikisini eleyebildiği, ama kalan üç seçenek arasında sonuca ulaşamadığı sorular.

Birinci tür sorular için adaylar genellikle gelişigüzel işaretleme (atış) yaparlar. Yanlışlar doğruları götürmediği için bu yöntemin bir zararı yoktur. Ancak bir faydası da yoktur! Çünkü bu yöntem uygulanarak pek az doğru cevap iade alınabilir.

Doğru yöntem: Cevap kâğıdında işaretlenmiş olan soruların, seçeneklere göre dağılımı belirlenir. Örneğin, ilk aşamada adayın cevabından emin olarak işaretlediği 50 soruda, A 10, B 6, C 8, D 12 ve E 14 dağılımı elde edilmiş olsun. Seçenekler içinde en az cevap (işaret) B’de bulunduğuna göre, boş bırakılmış bütün sorular B olarak işaretlenir. Bunun nedenini şöyle açıklayabiliriz: 5 seçenekli, 80 soruluk çoktan seçmeli bir sınavda, her seçeneğin eşit ağırlıkta doğru cevap içereceği varsayılır (80 soru / 5 seçenek = 16 doğru cevap: 16A+16B+16C+16D+16E). Yukarıda örnek olarak verdiğimiz, 50 sorusu işaretlenmiş olan cevap kâğıdında, A10, D12 ve E14 seçeneklerinin 16’ya tamamlanmak için, sırasıyla 6, 4 ve 2 doğru cevap hakları kalmıştır (örneğin E için 14+2=16). B seçeneğinin ise halen 10 doğru cevap hakkı vardır (6+10=16). Boş bırakılan soruların hepsi B olarak işaretlendiğinde, saklı 10 doğru cevabın önemli bir kısmı yakalanabilir.

İkinci türde adaylar çoğunlukla kendi kanaatleri doğrultusunda işaret koyarlar (yani iki seçenekten kendilerince daha doğru olanı seçerler). Bu yöntemin sakıncası, genellikle diğer seçeneğin doğru cevap çıkmasıdır!

Doğru yöntem: Kendi kanaati genellikle yanlış çıkan bir aday, iki seçeneğe kaldığında, cevap kâğıdına kendisince doğru cevap çıkma ihtimali zayıf olan seçeneği işaretlemelidir.

Üçüncü tür sorularda ise adaylar gereksiz yere vakit kaybeder ve sonunda işaretledikleri seçenek çoğunlukla yanlış çıkar. Çünkü bir soruda sadece iki seçeneğin elenebilmiş olması, sınanan bilgi açısından adayın yetersizliğine işaret eder. Yetersiz bilginin varacağı son durakta, yanlışlar kucak açmış kurbanlarını bekliyor olurlar.

Doğru yöntem: Herhangi bir soruda üç seçeneğe kalan bir aday, birinci tür sorularda önerilen işaretleme yöntemini izlemelidir. O yöntemle belirlediği en uygun cevap seçeneği, takıldığı soruda kalan üç seçenekten biri ile çakışıyorsa, tercihini o seçenekten yana kullanmalıdır. Örneğin, X numaralı soruda adayın eleyemediği üç seçenek A, B ve E olsun. B, 50 sorunun dağılımına göre (A 10; B 6; C 8; D 12; E 14) içinde en çok doğru cevap gizlenmiş olabilecek seçenek idi. O halde X numaralı soru, cevap kâğıdına B olarak işaretlenmelidir. Y numaralı soruda ise adayın eleyemediği üç seçenek C, D ve E olsun. C, 50 sorunun dağılımına göre (A 10; B 6; C 8; D 12; E 14) içinde en çok doğru cevap gizlenmiş olabilecek ikinci şanslı seçenek idi. O halde Y numaralı soru, cevap kâğıdına C olarak işaretlenmelidir.

YDS Adayından Beklenenler

Siz, YDS barajını aşmak zorunda olan bir adaysınız. Bir rehbere ihtiyaç duyduğunuz için YDS kursları ile ilgili araştırma yapmaya başladınız. İnternetteki sitelerin incelenmesi, mail trafiği ve karşılıklı görüşmelerden sonra, belli bir YDS hazırlık kursunun beklentilerinize karşılık vereceğine ikna oldunuz. Kararınızı kesinleştirmek ve kaydınızı yaptırmak üzeresiniz. Lütfen durun ve aşağıdaki soruları kendinize sorun!

1- Acaba orta düzey İngilizce bilgisine sahip misiniz? Gerçi kaydolmaya karar verdiğiniz YDS kursu, size bu soruyu mutlaka yöneltmiştir. Ancak siz yine de bir kez daha düşünün. Çünkü YDS kursları size baştan sona İngilizce gramerini öğretemez. Eğer orta düzey İngilizce bilgisine sahip değilseniz, başlangıçta, fazladan çalışarak aradaki farkı kapatabileceğinizi düşünürsünüz. Ama zaman geçtikçe, bunun pek de kolay olmadığını görürsünüz. Çünkü YDS kursları hızla ilerler; arkadan koşturarak sınıfı yakalamak zor iştir.

2- Acaba dersleri düzenli olarak takip edebilecek misiniz? Devamsızlığınız bir iki dersle sınırlı kalacaksa, sorun yok. Notlardan çalışarak, eksiğinizi kapatabilirsiniz. Fakat devamsızlık sayısı arttıkça, işin ucu kaçabilir ve kayıpları, kendi çalışmalarınızla telafi edemeyebilirsiniz. Unutmayınız; hiçbir kaynak, sınıfta hocanın verdiği dersin yerini tutmaz.

3- Acaba ödev ya da bireysel çalışma disiplininiz var mı? Ya da bu iş için vaktiniz var mı? Eğer YDS kursundan evinize döndüğünüzde, ödev ya da bireysel çalışma yapmak için yeterli süre ayıramazsanız, başarınız gecikebilir.

4- Acaba bir plana bağlı kalarak çalışmaktan sıkıntı duyan bir aday mısınız? Eğer böyle bir özelliğiniz varsa, YDS kursunda size önerilen çalışma planı ve kaynaklara itibar etmeyerek, çok çeşitli, başka kaynaklara yönelebilirsiniz. Bu takdirde aldığınız dersler ve yaptığınız bireysel çalışmalar arasında bir kopukluk doğabilir ve veriminiz düşebilir.

5- Acaba YDS konusunda sabırlı bir aday mısınız? Öğrendiklerinizi sindirebilmek ve bilginizi beceriye dönüştürebilmek için, belli bir tekrar sayısına ulaşmanız gerektiğini ve bazen bu sayının, başka adaylara kıyasla daha fazla olabileceğini kabul ediyor musunuz? Eğer bu sorulara vereceğiniz cevaplar olumsuz ise, YDS’nin sınadığı alanlarda hızla ilerlemek isteyebilir, ancak her konuda bilgi sahibi olmanıza rağmen, bütünü bir araya getiremeyebilirsiniz.

6- Acaba çoktan seçmeli sınavlara, farklı bir stratejiyle hazırlanmak gerektiğini düşünüyor musunuz? Eğer eğitim hayatınızın önemli bir bölümünde, derslerinize klasik sistemle çalışmış ve başarınızı, bu sisteme göre hazırlanan sınavlarda elde etmiş bir adaysanız, YDS sizi zorlayabilir. Siz, test usulü sınavlara alışkın ortalama bir adaydan daha fazla gayret gösterebilir, ama onun puanına ulaşamayabilirsiniz.

7- Acaba bir sınav dönemi boyunca yapılacak çalışmanın, sizin için –çeşitli nedenlerden ötürü– yeterli olmayabileceğini hesaba kattınız mı? Çünkü YDS kurslarının eğitim vermek zorunda oldukları alan geniş, ama kullanabilecekleri süre dardır. Bu nedenle belli bir eğitim döneminde çok kapsamlı bilgiler edinebilir, fakat bu bilgileri işleyebilecek zamanı bulamayabilirsiniz. İşlenmemiş bilgi ise, YDS’de size başarı getirmeyebilir.

Yukarıda bir YDS adayı olarak sizi bekleyen belli başlı zorlukları sıralamaya çalıştık. Ancak herhalde fark etmişsinizdir; aynı anda –gizliden gizliye– çözüm önerileri de sunduk. Örneğin 4. maddede kendi başınıza rastgele kaynaklardan çalışmamanızı, YDS eğitmeniniz tarafından test edilmiş ve onaylanmış bir plana bağlı kalmanızı önerdik. 6. maddede ise, YDS’nin soru soruş tarzının farklı olduğunu belirtip sınava, çoktan seçmeli mantığına uygun bir şekilde hazırlanmanızı önerdik. Özetle, yukarıdaki maddeleri sıralarken yolunuza çıkabilecek engellere karşı sizi önceden uyardık, ama bu engelleri nasıl aşabileceğinizi de elimizden geldiğince göstermeye çalıştık. Bu sınavı başarmak sizin için önem taşıyorsa, YDS kurs seçiminde İngilizce bilgi düzeyinizi ve kendi kişisel özelliklerinizi mutlaka değerlendirmeli ve beklentilerinizi, bu değerlendirmeden çıkacak sonuçlara göre yönetebilmelisiniz.

Sonsöz

Eğitim karşılıklı bir alışveriştir. Bu alışverişte, eğitimi veren ne kadar sorumluysa, eğitimi alan da en az o kadar sorumludur. Sorumluluklar paylaşılırsa, zorluklar daha rahat, daha çabuk aşılır. Bu dosyada, bir YDS kursu ve adayının görev ve sorumluluklarını, deneyimlerimizden yola çıkarak ve dilimiz döndüğünce açıklamaya gayret ettik. Çalışmamızın, bu alanda hizmet eden diğer değerli meslektaşlarımızın çalışmalarıyla zenginleştirilmesi en büyük ümidimizdir.

www.bademci.com